Skip to content

Anasayfa arrow Makaleler arrow Hayat Kaynağımız Su
Hayat Kaynağımız Su PDF Yazdır E-posta

Mevsimler birbirine karışıyor, baharı görmeden yaz geliyor. Dünyanın her yerinde görülmeye başlayan kavurucu sıcaklar, kuraklık, seller, insanlığın yeni kabusu küresel ısınmaya işaret ediyor. Atmosferdeki karbondioksit gazı tabakası tıpkı bir “sera” gibi güneş ışınlarının içeri girmesine izin veriyor ancak ısının dışarı çıkmasına engel oluyor. Eğer sera etkisi olmasaydı dünyanın sıcaklığı – 20 dereceyi bulur ve dünyada yaşam olmazdı.

Ancak, karbondioksit gazı oranının artması, dünyanın aşırı ısınmasına, bir başka deyişle “küresel ısınma”ya neden oluyor. Karbondioksitin artmasının baş sorumlusu ise insanoğlu… İnsanoğlu, yaşamını kendi elleriyle cehenneme çeviriyor.

BİKAÇED ( Bursa İlim Kültür Ahlak ve Çevre Derneği)
www.bikaced.org

 YAPILAN TESPİTLERDE:
1- Dünyanın yaklaşık yüzde 71’i su, bunun %97’si deniz suyu, %2’si kutuplarda buzul halinde bulunuyor. Tüm dünya için içilebilir su miktarı ise var olan kaynakların yalnızca %1’i
2- Günde kişi başına 50 litre su, içmek, temizlenmek, banyo yapmak ve yiyeceklerde kullanmak için insanların asgari gereksinimlerini karşılayabilecek miktar.
3- Türkiye su zengini değil ama fakiri de değil. DSİ'nin tespitlerine göre kullanılabilir su miktarı 100 milyar metreküp. Bunun ancak 40 milyar metreküpü kullanılıyor. Kaynaklarımız yeterli, ama korumamız gerekiyor.
4- Suyun miktarı sabit ve bunu bir gram bile artıramazsınız. Nüfus dolayısıyla talep artıyor. Mevcut kaynakları kirlenmeyle elden çıkarıyoruz. Daha uzak kaynaklardan maliyeti yüksek su temin ediyoruz.
5- Son 10 yılda kısıtlı su kaynağı üzerindeki küresel su talebi 67 kat artmış durumda, bu oran dünya nüfusu artış oranının iki katından fazla
6- Türkiye'de kişi başına düşen su miktarı 1773 metreküp... Su zengini ülkelerde ise bu oran 10 bin metreküp... Bu rakamlar Türkiye'nin su yoksulu olduğunu ortaya koymaktadır.
7- Türkiye'deki su varlığının % 72'si sulamada, % 16'sı içme ve kullanmada % 12'si sanayide tüketilmektedir.
8- Bütün sorumluluğu iklim değişikliğinin yani küresel ısınmanın üzerine atmak, sorunu küçümsemek ve kendimizi suçsuz göstermek olur. Biz suyu iyi kullanamıyoruz, doğru tüketemiyoruz
9- Dünyada her üç kişiden biri su kaynaklarının yetersiz olduğu bölgelerde yaşamaktadır.
10- Sudaki en büyük tehlike, ilgisizlik ve yerel yönetimlerin su politikasının olmaması. Özellikle yerel yönetimlerde suyun stratejik önemi kavranmıyor. Sınırsız bir kaynak olduğu sanılıyor. Korunması için gösterilen çaba da az ya da yetersiz.
11- İktisadi ve dikkatli kullanım anlayışı yerleştirilemedi. Yurttaşlara, 'Suyu az ve iktisadi kullanın, zengin değiliz' denilemedi. Uzun dönemli ve hedefli bir su stratejisi de oluşturulamadı. 12- Ülkemizdeki yeraltı sularının seviyesi giderek düşmektedir. Bunların desteklenmesi gerekir. Çünkü her bakımdan en güvenli sular yeraltı sularıdır. Deprem ve benzeri afet durumunda su şebekesi çökeceğinden, kuyuların hazır ve bakımlı tutulması gerekir.
13- Dünyanın bazı bölgelerinde yağışlar azalırken bazı bölgelerinde artmakta, Türkiye'nin ise 50 yıllık periyot dikkate alındığında yağışlarının azalmakta olduğu görülmektedir.
14- Osmanlı Devleti parçalanırken su değil de petrol dikkate alındığından bugünkü harita çizildi. Eğer o zaman su kriteri dikkate alınsaydı başka bir harita olurdu.
15- Türkiye'nin su bilgisi bakımından yabancı kaynaklara ve uzmanlara ihtiyacı yoktur. Fakat maalesef kredi kurumlarının etkisiyle onlar danışmanlık yapmaktadır.
16- 2003 yılında ABD’de yaşayan bir insan günde ortalama 250-300 lt su kullanırken, Somali deki bir insan ortalama 9 lt den daha az su kullanabiliyordu.2000 yılında Dünya’da 1 milyardan fazla insan düzenli içme suyundan mahrumdu. 2.4 milyar insan ise susuzluk nedeniyle sağlık koşullarına sahip değildi.
17- Afrika’da halkın yüzde 66’sının, Asya’da yüzde 50’sinin ve Latin Amerika’da yüzde 33’ünün evine çeşme suyu bağlantısı yok. Afrika’da kent nüfusunun yalnızca yüzde 14’ünün evine su ulaşıyor. Arjantin’de yüksek gelirli nüfusun yüzde 90’ı evlerinde su hizmeti alırken, yoksullar arasında bu oran yüzde 25’in altında
18- Birçok ülkede Su Bilimleri Enstitüleri var. Bu kurumlar uluslararası sularla ilgili senaryolar üretmektedir.
19- Günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 7’sinin yararlandığı su altyapısı, çokuluslu şirketler tarafından denetleniyor. 2015 yılı itibariyle dünya nüfusunun yüzde 17’sinin kullandığı suyun özel şirketler tarafından denetlenmesi bekleniyor. Özelleştirilen su hizmetlerinin yaklaşık 200 milyar dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor. 2021 yılında bu piyasanın 1 trilyon doların üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.
20- Fortune dergisinin Mayıs 2000 sayısı, suların özelleştirilmesiyle ortaya ‘dünyanın en büyük iş olanaklarının’ çıkacağına ve ‘21. yüzyılda suyun, petrolün yerini alacağına’ işaret ediyor.
21- 1990’da özel su şirketleri 12 ülkede faaliyet sürdüyordu. 2000’lerin başında bu faaliyetler 100 ülkeye yayıldı. 1990 yılında 51 milyon kişi özel su şirketlerinin hizmetlerinden yararlanırken, bu sayı DB ve IMF’nin baskıları sonucu 2004 yılı başı itibariyle 460 milyona çıktı. 2000’li yılların başında Suez ve Vivendi, çoğu Avrupa’da olmak üzere dünyada 230 milyon insana su hizmeti götürüyordu.
22- Dünya Bankası’nın öngörüsüne göre, ‘öyle ya da böyle, bugün petrol dünya etrafında nasıl taşınıyorsa, yakında su da öyle taşınacak’. Suların
özelleştirilmesi, AB’nin de öncelikleri listesinde yer alıyor. Avrupa kökenli çokuluslu şirketler Brüksel’de AB Komisyonu düzeyinde yoğun bir lobi faaliyeti yürütüyor.
23- Çokuluslu su şirketleri, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası finans kurumları ile stratejik işbirliği yapıyor. Bu türden iki büyük işbirliği 1996 yılında kurulan Dünya Su Ortaklığı (GWP) ve Dünya Su Konseyi (WWC) oldu. Bu tür kurumlar aracılığıyla şirketlerin ekonomik çıkarları daha rasyonel bir şekilde gündeme geliyor ve kamu çıkarı gözeten projelere eklemlenebiliyor. Çokuluslu su şirketleriyle işbirliği içindeki Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası finans kurumları, yoksul ülkelere verdikleri kredilerde suların özelleştirilmesini bir koşul olarak öne sürerek, insanların değil, şirketlerin çıkarlarını öne çıkarıyor.
24- Yeni yüzyıl jeopolitiği içinde enerji kaynakları ile birlikte su kaynakları ve verimli topraklar önem kazanırken, AB'nin Türkiye ile ilgili İlerleme Raporu'nda yer alan, Fırat ve Dicle'nin idaresinin, barajlar ile birlikte uluslararası yönetime devredilmesine yönelik talepler, Avrupalıların da Ortadoğu ile ilgili vizyonları içinde, Türkiye'nin su kaynakları ile ilgili olduğunu gösteriyor.
25- ABD'nin ünlü stratejik araştırmalar merkezi CSIS'nin (Center of Strategic and Internatıonal Studies) 30 Eylül 2005 tarihli 'Global Water Futures' adlı çalışmasında yer verilen şu ifadeler ise hem konunun küresel boyuttaki öneminin, hem de ABD'nin niyetinin anlaşılmasını kolaylaştırıyor; 'Şimdiden bölgesel krizlere neden olan küresel su sorunu, gelecekte çatışmaların ve istikrarsızlıkların nedenini oluşturacaktır. Su sıkıntısı, arz ve talep arasındaki dengesizlik nedeni ile insanlığı dünya tarihinin bir dönüm noktasına doğru sürüklemektedir... Su sorunları, jeopolitik istikrarsızlıkların nedenini oluşturacaktır... Çözümler, bölgelerin sosyoekonomik, politik ve coğrafi şartlarına göre düzenlenmelidir... ABD, ulusal güvenlik stratejisini güçlendirmenin yolu olarak su sorununun öncelikler listesindeki yerini yükseltmelidir... Bir ABD su politikası şarttır.” Deniliyor.

 

Çözüm önerilerimiz ve kişisel planımız ne olmalı, neler yapabiliriz?
1-Mevcut su kaynakları korunmalı ve alternatif kaynaklar belirlenmelidir.
2-Her bölge için doğal su kaynaklarının envanteri çıkarılmalıdır.
3-Türkiye'nin 112 milyar metreküplük net tüketilebilir su miktarının yüzde 72'sini tarım sektörü kullanıyor.Bu nedenle Tarımsal sulama teknikleri bir an önce değiştirilmelidir.
4-Sorunların çözümü için acilen "su araştırma ve yönetimi merkezi" kurulmalıdır.
5-Yeraltı su kaynaklarını beslemek ve yeşil bitki örtüsünün korunmak için ağaç dikim faaliyetleri desteklenmeli ve geliştirilmelidir.
6-Karadeniz ve Toroslar gibi su kaynakları bakımından zengin bölgelerde sular dağlardan denizlere doğru akmaktadır. Bu ve buna benzer kaynaklar yurt içine çevrilerek yeraltı su kaynakları zenginleştirilmelidir.
7-Çokuluslu şirketlerin su politikaları dikkatle incelenmeli, kaynaklarımıza sahip çıkmalıyız, doğal ve zengin her türlü kaynaklarımızı koruyup gelecek nesillere ulaştıracak tedbirleri almak zorundayız.
8-Ülkemiz ekonomik kalkınma politikaları içinde doğal kaynaklar ve çevre konusundaki politikaların kritik analitik süzgeçten geçirilip sonuçlandırılmalıdır. Ülkemizin yer altı ve yerüstü su kaynakları entegre su yönetimi anlayışı içinde değerlendirmeli kısa, orta ve uzun vadeli su politikaları oluşturularak hayata geçirilmelidir.
9-Su kaynaklarının güçlendirilmiş ve etkinleştirilmiş bir kurumsal yapı ( DSİ) eliyle tek elden yönetilmesi, su kaynaklarıyla ilgili mevzuatın günün koşullarına göre revize edilmesi gereklidir. 10- Sulama yöntemlerinin devlet politikası olarak benimsenmesi gerekiyor. Yağmurlama ve damla sulama sistemlerinin, tarımsal üretimin ve su tüketiminin yoğun olduğu Orta Anadolu Bölgesi, Çukurova gibi yerlerde farklı bölgesel teşvik mekanizmaları getirilerek çiftçilerin yönlendirilmesi gerekmektedir.
11-Kaynakların kirlenmesini önleyici çalışmalar artmalı. Su, sanayi atıkları, çöplüklerden sızan sular ve evsel atıklarla kirleniyor. Atıklar kontrol altına alınmalı
12-Kirlenmeyi önlemenin yanı sıra suyun sulamada kullanma oranını düşürmeliyiz ve tarımsal sulamada, bahçe sulamasında arıtılmış su kullanılmasını sağlamalıyız. Büyük oteller golf sahaları ve yeşil alanlarını sulamada arıtılmış su kullanmaya başladı, bunu yaygınlaştırmak gerekir.
13-Golf sahaları gibi su kullanımının çok yüksek olduğu alanlardaki yatırımların yağışı bol olan bölgelerde planlanması yapılmalı
14-Enerji, su, elektrik gibi konularda tasarruflu kullanım eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına hız verilmeli, alternatif enerji kaynaklarının tesbiti ve değerlendirilmesine yönelik çalışmalar daha aktif hale getirilmeli

 

 3
 

KİŞİSEL PLANDA ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ, NELER YAPABİLİRİZ?
1-Ev ve iş yerlerinde tüketilen suların yüzde 70’i, banyo ve tuvaletlerde kullanılıyor. Banyo yerine duş alarak, su tüketimini yüzde 25 oranında azaltmak mümkün
2-Evlerde kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte nehirlere karışır. İçinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik malzemeleri
kullanarak su kirliliğinin azalmasına katkıda bulunulmalı.
<!--[if !supportLineBreakNewLine]-->3-Diş fırçalarken, bulaşık yıkarken ve tıraş olurken musluklar ihtiyaç halinde açılmalı. Musluğu kapalı tutmakla 15-35 litre su tasarruf edilebilir
4-Evde en çok su tüketilen yerlerden biri tuvaletlerdir. Bu nedenle sifonun su kaçırmamasına dikkat edilmeli, Daha az su tüketen yeni teknoloji klozetler ve sifonlar kullanılmalı, Klozetlere asılan temizleme maddeleri kullanılmamalı
5-Kapı önü, balkon ya da teras temizlerken hortumla su tutmak yerine kova ve süpürge kullanarak daha az su harcanmalı
6-Bahçeler yoğun buharlaşma olan öğle saatleri yerine sabah erken yada akşam saatlerinde sulanmalı.
7-Bahçe ya da balkonda kova içinde yağmur suyu biriktirip, araba ya da balkon yıkamak için kullanılmalı
8-Çamaşır suyunu mümkün olduğunca az kullanarak kirletici etkisi azaltılmalı
9-Bulaşık ve çamaşır makineleri tam dolmadan çalıştırılmamalı.
10-İnsanın kendinden ve ailesinden başlayan çevreci, doğaya uyumlu bir yaşam eğitimi sürecine geçilmesi.
11-Çevreci, doğaya saygılı bir tüketim alışkanlığına geçilmesi.
12-Evlerde ve okullarda çevre, atık geri kazanım, su tasarrufu gibi konularda eğitimler büyük bir sabırla ve artarak devam ettirilmeli.
13-Evimizdeki musluklara takacağımız "DÜŞÜK AKIŞ MUSLUK HAVALANDIRICISI" ile %50 oranında daha ekonomik su kullanımı mümkün olacaktır.

 
< Önceki

Ana Menü

Anasayfa
Hakkımızda
Projelerimiz
Etkinliklerimiz
Makaleler
Duyurular
Dosyalar
Bağlantılar

Foto Galeri

Foto Galeri
KAB

İstatistikler

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün24
mod_vvisit_counterDün52
mod_vvisit_counterBu Hafta110
mod_vvisit_counterBu Ay319
mod_vvisit_counterGenel23371


Server İletişim HAKYOLakraÇEKÜDZİNDE Top